Meraklı Rakun: Müzik

Merhaba!

Meraklı Rakun yayın hayatına başladı. Merak ettiğimiz şeyleri sizlerle paylaşmaya başlıyoruz, paylaştıkça büyümeyi umuyoruz.

Evdeki Spor Salonu

Sağlıklı yaşamak için spor salonlarına gitmenize gerek yok!

Türkiyede Magic the Gathering

İnceleme ve Sorunlar bu başlıkta.

Kickstarter

Projeniz için desteğemi ihtiyacınız var?

Sağlıklı Ses için Vokal İpuçları

Sesinize olan sevginizi nasıl gösterebilirsiniz?

Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2019 Cuma

Yüksek veya İnce Nota Nasıl Söylenir - Bölüm 1: Olayın Mantığı Nedir?


Merhabalar! Bu kısa giriş yazısında olayın mantığını anlatmaya çalışacağım. Ayrıntıları ve egzersizleri daha sonraki yazılarda bulabilirsiniz veya sorularınız için bana mail atabilirsiniz.

Öncelikle bilmeliyiz ki şarkı söylemek hem fiziksel hem mental bir süreç. Yani vokal tekniklerimizi geliştirirken bu iki yollu disiplinler ve egzersizler sonucunda gerçekleşir. Fiziksel ve mental egzersizler.


  • Fiziksel Egzersizler: Bunların çok fazla variyasyonu var, tekil notalar veya diziler üzerinden yapılan ısınma(warm-up), aralık genişletme (extend range), esneklik (stretch) gibi gibi egzersizler. Isınırken ve daha sonrasında odaklanmamız gereken organlarımız yani sese etki eden pozisyonları üstün körü biçimde şöyle listeleyebiliriz; Dil, Damak, Dudak, Çene, Genel Yüz Mimikleri ve Vokalleriniz yani ses tellerinizin pozisyonu.
  • Mental Egzersizler: Bunlar ise şarkı söylerken, egzersiz yaparken nasıl düşüneceğiniz. Sizi kısıtlayan düşünce tipleri gibi noktalar. Ki saçma görünsede şarkı söyleme kapasitenizi doğrudan etkileyen noktalar ve en önemlileri diyebilirim.

Şimdi nasıl yükselebileceğimize geçelim. Yoğun bir fiziksel egzersiz rutinine* ihtiyacınız var. Rutin kelimesine dikkat çekerim, spor yapıp kaslarınızı geliştirirken nasıl bıraktığınızda hamlıyor ve gücünüzü kaybediyorsanız buradada aynı şeyleri yaşamanız kaçınılmaz ki vokaller-ses telleride iki tane yanyana bağlı ve ortası boş kastan ibaret. Sesimizi bu aralığı küçültüp büyüterek, gerginliği ile oynayarak çıkarıp manipule ediyoruz. Yani güzelce ısının ve günlük egzersizinizi yapın. Sonra ki yazılarda ısınma ve diğer tip egzersiz örneklerini paylaşmayı düşünüyorum. Yine taleplerinizi lütfen mail yolu ile bana iletin.

Eveet gelelim zurnanın zırt dediği yere. Asıl bahsetmek istediğim işin mental kısımı! 
En çok ihtiyacınız olan mental egzersizimizin adı MOTİVASYON! Çoğu insan etrafına bakıp 'iyi şarkı söyleyenlere' bunlar doğuştan yetenekli ve bunlara erişmem imkansız mentalitesine sahip. Bu berbat ve yanlış bir düşünce. O gördüğünüz şarkıcılar inanılmaz bir disiplin ve motivasyonun sonucu. Her insanın kaldırayamacağı bir çalışma düzeni ve istek onları mükemmel yapıyor. İmkansız olmadığını ve ne kadar istediğinizi düşünerek kendinizi motive edin.
Ardından motive ve çılgın bir durumdasınız. İnsanların size söylediklerini tamamen inanmadan önce egzersiz veya düşünce bazlı farketmez. Güzelce bir araştırmanızı yapın, bilgili bir çok insana danışıp topladığınız bilgileri analiz edin ve kendinizce sentezleyin. Yani ikinci tekniğimizin adı ELALEME O KADAR GÜVENME!
Şimdi en önemlisine ve yazımızın başlığına geldik. Beyninizi doğru programlamanız lazım. Özellikle sınırları zorlarken inanılmaz yüksek notaları söylerken. Aynı şekilde çok pes notaları söylerken veya zor pasajlarda. Kendinize söylediğiniz şeylere, kullandığınız terimlere vs. dikkat edin. Yüksek notaya vurmak gibi, yüksek notaya vurulmaz yüksek nota söylenir. Eğer bu tarz yoğun kullanılan bir terimi kullanırsanız şu hatayı yapmış olursunuz; beyniniz siz yükselmeye çalıştığınızda "vurmak = güç uygulamak" yönünde eğilimli tepkiler vermenizi sağlar. İstemeden ihtiyacınızdan fazla bağırırsınız ve bu ses tellerine gereksiz bir gerginlik katar ve yük bindirir. Buda kalitenizi düşürür.  Bunun gibi yanlış kullanılan terim ve sözleri analiz edin ve bunu uygulayın. Tekniğimizin adı BEYNİNİ PROGRAMLA!
Son tekniğimiz ise dinleme prensipleri ile ilgili. Şarkı dinlerken, şarkı söylerken notaları sadece duymayın onları dinleyin. Bu herkesin yaptığı bir hata ve burada dinlemekten kastım hissiyatla alakalı. Hislerinizi ve dikkatiniz ile birleştirin dinlerken. Demek istediğimi az çok anlamışsınızdır, özenli davranarak tam odaklı dinlemelerinize vakit ayırın ve şarkı söylerken kafanızın içini dinleyin. Unutmayın iyi şarkıcılar söylediğini dinler fakat en iyileri söylemeden önce dinler. Bu tekniğin adı ise ÖNCE DİNLE!

Yüksek notalar tabi ki güç ister aynı şekilde herhangi bir nota kullandığınız tekniğe göre güç isteyebilir. Bunu deneyerek görün, farklı stiller farklı pozisyonlar ve farklı düşünce biçimleri şarkı söylemenizi etkileyecek. Fakat güçten önce doğru pozisyon, doğru sesli harfler ve doğru yüz mimikleri ince notalara giden asıl anahtar!

12 Aralık 2015 Cumartesi

Şarkı Yazmak - Bölüm 2: Şarkının Yapısı ve Dinamikler


Önceki yazımızda küçük bir giriş konuşması yapmış ardından şarkı sözlerinin nasıl yaratıldığı hakkında fikirlerimi paylaşmıştım. Küçük küçük devam edebileceğimizi düşünüyorum. Muhabbet ediyormuş gibi araya küçük teori sıkıştırarak yorucu olmayan yazılar hazırlamak amacımdır.

Bugünkü konumuz şarkının yapısı yani nasıl kurulduğu. Tabi ki dilediğiniz gibi kurabilirsiniz ama şimdi bahsedeceğim biçimler çokça kullanılan biçimler. Ve terimlerin öğrenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Güzel yanı illa kullanmasanız bile bu şablonları ve terimleri öğrenerek kendi şarkınızın biçimlerini keşfedebilir veya şarkınızı kurarken karşılaşacağınız sorunları çözebilirsiniz.


Evet yukarıda paylaştığım tablodaki harfleri kullanacağım anlatırken. Terimlerden bahsetmek gerekirse.

- Intro (Giriş): Anladığınız üzere şarkının giriş kısmı. Müzisyenler genellikle enstrumantel seçmektedirler bu kısmı. Alternatifi ile de karşılaşmış değilim. Burada amaç şarkının duygusunu mümkün olduğunca hissettirmektir.

- Verse (Kıta): Bu kısım şarkının durağan bölümüdür. Durağandan kastım yavaş olması değildir. Genellikle hikayeden bahsedilir. Tüm kıtaların aynı sözlere sahip olduğu seyrek görülür. Genelde kıtalar bölüm bölüm hikayeyi tamamlamak üzere yazılır.

- Chorus (Nakarat): Duyguların patladığı, şarkının en vurucu sözlerinin söylendiği bölüm. Nakaratlar genelde tekrar eder. Burada amaç nakaratı mümkün olduğunca dinleyiciye katmaktır, aklında kalmasını sağlamaktır. Genelde şarkının ana melodisini duyarız nakaratlarda aynı zamanda introdada ana melodi variyasyonları kullanılır çoğu zaman.

- Bridge (Köprü): Geçiş bölümüdür. Kullanım amacı şarkıya zenginlik katmak veya zor geçişleri kolaylaştırmaktır. Zor geçişlerden kastım ise bazı durumlarda şarkının gidişatı geçişi imkansız kılar akor yürüyüşünden kaynaklanır genelde.

- Solo: Aşina olduğunuz terim, genelde şarkıya hakim olan enstrumanın sınırlarının zorlandığı veya dinleyiciyi büyülemek için kullanıldığı kısımdır. Dikkat! fazla abartmayınız veya tadı damakta bırakmayınız. Solonun uzunluğu çok önemlidir ve bunu ayarlamak güç bir iştir.

- Pre-Chorus: Bridge kısmına benzer. Fakat daha kısa bir kısımdır. Pre Chorus genelde şarkının melodisini tekrar eder.

- Break: Şarkının dinlenme kısmı. Bazı şarkılar yüksek tansiyonu yumuşatma gereği hissettirir dinleyende bunun çözümü break kısmıdır. Kısa enstrümantal geçişler ile görülür.

- Interlude: Breakten daha uzun olan enstrümantal kısım.

- Outro: Şarkının çıkış kısmı, finali daha ilginç veya belirgin yapmak için.

Evet efenim. Terimlerimiz bunlar, biraz karıştırarak hafif açıklama yaparak anlattım ne olduklarını. İngilizce karşılıklarını öğrenmeniz tavsiyemdir çünkü türkçe pek kaynak bulamayacağınızdan dolayı pek çok karşılacaksınızdır.

Şarkınızı oluştururken bunların birkaçını veya sadece birini kullanabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken asıl mesele bunu bunu şablon yapayım da akorlarımı sözlerimi buna yerleştireyim olmamalı. Şarkınızın duygusunu en iyi yansıtacak şarkınızı tamamlayacak biçimi seçmeniz veya yaratmanızdır. Tabi istisna ise şarkı yazımının her aşamasında olduğu gibi ilham alarak veya yapıyı kopyalayarak benzetebilirsiniz. Şimdi size genelde kullanılan sıralama örnekleri vereceğim.

VV Formu ( 2 Kıta Formurkılar genelde uzun bir hikayeyi kısa yoldan anlatır. Genelde her kıta 16 ölçüdür. 2. kıta ilk kıtayla aynı veya benzer melodiye sahiptir. Şuan pek popüler değildir, çünkü nakarata sahip değildir. ( Örnek: Henry Mancini - Moon River )

VVV Formu ( Kıta Formu ): Farklı sözler aynı melodide söylenir. Genelde kilise ve folk müziğinde kullanılır. Bunu Bob Dylan çok fazla kullanır. ( Örnek: Subterranean Homesick Blues )

Aşağı yukarı anladınız ayrıntı vermeden sonraki tiplerde direk şarkı ile örnekleyeceğim.

VVBV Formu ( Kıta-Kıta-Köprü-Kıta ): The Mamas and Papas - Monday, Monday

VVBVBV Formu: The Beatles - Yesterday

VCVC Formu: Shaina Twain - You're Still the One
                         Bu formda bazen şarkı nakarat ile başlar (CVCVC), bu çok seyrektir. Bazen 2 kıta ile başlar VVCVC ( Elton John - Daniel )

VBC Formu: The Beatles - Lucy in the Sky with Diamonds

VBVBC Formu: No Doubt - Don't Speak

Bu konudaki bilginizi ve yeteneğinizi daha çok dinleyerek ve anlamaya çalışarak arttırabilirsiniz. Bu konulara aşina olduğunuzda daha etkili bir biçimde şarkı yazacağınıza eminim.

Şarkı Dinamikleri

Evet şimdide daha fazla teoriye girmeden önce dinamiklerin öneminden bahsetmek istiyorum. Çünkü şarkıyı şarkı yapan dinamikleri iyi kullanmaktır. Peki şarkı dinamiklerinden kasıt ne? Dinamiklerden kasıt şarkının volümünde meydana gelen değişikliklerdir, şarkıyı nasıl çaldığınız nasıl söylediğinizdir. Bu basit görünse bile o kadar önemlidir ki şarkınızı yaparken bunu plan dahilinde tutmanız sizin yararınıza olacaktır. Şarkı taslak kısmındayken yani sözleri, formu, altyapıyı oluşturmuşsanız ve şarkınızın bir klasik olmasını istiyorsanız bir sonraki adım dinamikleri oturtmak olmalı. Dinamikleri düşünmeden bir şarkı yapabilirsiniz ama bu şarkı mükemmel bir şarkı olmaktan oldukça uzak olur. Peki dinamiklerde nasıl ustalaşabilirsiniz?

Öncelikle bunun farkına varmanız gerekmektedir bunun yolu ise bilinçli bir şekilde dinlemektir. Led Zeppelin, Deep Purple gibi veya gerçekten efsane olmuş ve bunu şansları ile elde etmemiş grupların ve kişilerin şarkılarını çalışma amacıyla dinleyin. Bunu özellikle söylüyorum ki konsantre olmadan dinlerseniz sadece keyif alırsınız, çalışma prensibi ile dinlerseniz farkına varır ve öğrenirsiniz.

En azından bir enstrumanda ustalaşmış olmanız iyi olur. Hem şarkılarınızı yazarken bu size destek olur hemde tuşe kavramını çözmüş olursunuz. Her enstrüman çalanın bildiği gibi kişinin tarzını ortaya koyan diğerlerinden ayıran şey nasıl tuşe kullandığınızdır. Tuşe sizin kimliğiniz, kişiliğinizdir, ustalığınızın biçimidir.

Ve son olarak daha fazla araştırın. İçinde bulunduğumuz devirde araştırırsanız her bilgiye ulaşabilirsiniz. Meraklı kalın !

16 Haziran 2014 Pazartesi

Joe Bonamassa 2014 Albümünü Duyurdu - Different Shades of Blue


Ünlü rock blues gitaristi Joe Bonamassa nın yeni solo albümünün çıkış tarihi 22 Eylül 2014. Ayrıca albümün en önemli yanı Joe nun tamamen kendi elinden çıkmış ilk albümünün olması, söz-müzik herşey kendinin bu sefer kısaca. Uzun süre sadece gitarını dinleyebildiğim ve beğendim daha sonra vokalinide duyup beğendim Joe Bonamassanın albümünden beklentim büyük açıkcası. Haydi hayırlısı !

Yes Yeni Albümünü Duyurdu - Heaven & Earth


Ünlü progressive rock grubu Yes yeni albümlerini duyurdu. Albümde 8 şarkı bulunmakta. Albümün mixleri Billy Sherwood tarafından yapılmış. Artworkler ise Roger Dean elinden çıkmış. Albümün çıkış tarihi 21 Temmuz 

Açıkcası çılgınlar gibi takip etmememe rağmen duyduğum oldukça mutlu oldum, eski grupların hala aktif olduğunu görmek hala ürettiklerini görmek beni hem etkiliyor hemde mutlu ediyor. Beni benden alan ise endüstriye ayak uydurmaya çalışmadan üretmeleri, bu yüzden büyük beklentim var. Tabi ki hayal kırıklığına uğradığımda oluyor haydi bakalım.

Tracklist:

Believe Again
The Game
Step Beyond
To Ascend
In A World Of Our Own
Light Of The Ages
It Was All We Knew
Subway Walls
 

15 Ekim 2013 Salı

Pearl Jam 2013 Albümü - Lightning Bolt

Daha önce burada ön incelemesini yapmıştım albümün, buradan okuyabilirsiniz. Sonunda satın alabildim albümü.

Albümün temposu genelde yüksek ilerlemiş 4 adet yavaş akustik ballad tadında şarkı var ki beni oldukça tatmin etti. Daha önceki albümlere baktığımızda bu durum Pearl Jam adına bir yenilik ki böyle olmasını bekliyorum yaşlar ilerledikçe tarz biraz yumuşuyor. Fakat şarkıların stili, kullanılan tonlar, motifler Pearl Jam karakteristiğini kaydetmemiş.

Dikkatimi çeken diğer bir durumda Eddie Vedder'ın vokal stili. Ses rengi zaten eşi bulunamayacak biri, eski albümlerinde sesini çok daha güçlü, sert kullanıyordu. Bu albümde ise Into the Wild Soundtracklerinde ve Ukulele Songs albümünde kullandığı yumuşak naif sesini kullanmış, vokal şarkının içine daha gömülmüş hissettiriyor kendini. Zaten konserlerindede bunu yapıyordu daha az hareket daha fazla duygu vardı, şahsen benim hoşuma giden bir durum.( Demek değil ki hep yumuşak bazı şarkılarda çok güçlü kullanılmış sesi özellikle albümün adını aldığı Lightning Bolt şarkısında bir metal solisti gibi kullanmış sesini. )

Sonuç olarak beklediğime değdi albüm zevkle dinliyorum, tavsiye ederim. Daha önce Tracklisti vermiştim, yine vereyim okurken karşınızda olsun.

1. "Getaway"  

2. "Mind Your Manners"  

3. "My Father's Son"  

4. "Sirens"  

5. "Lightning Bolt"  

6. "Infallible"  

7. "Pendulum"  

8. "Swallowed Whole"  

9. "Let the Records Play"  

10. "Sleeping By Myself"  

11. "Yellow Moon"  

12. "Future Days"  



12 Ekim 2013 Cumartesi

Duman 2013 Albümü - Darma Duman


Site henüz yeni olduğu için yeni albümleri çıktığı anda efektif olarak inceleyemiyorum fakat bu durum yavaş yavaş düzelecektir. Neyse efenim incelemeye küçük bir Vikipedia alıntısıyla başlamak istiyorum.

Darmaduman, Duman grubunun 12 Eylül 2013'te çıkarttıkları müzik albümüdür. "Yürek", "Gözleri Kanlı" adlı şarkılarının söz ve müziği Ari Barokas'a, "Akıbet", "Öyle Dertli" adlı şarkılarının söz ve müziği Batuhan Mutlugil'e," Sınana Sınana" adlı şarkılarının söz ve müziği Cengiz Baysal'a, diğer şarkıların söz ve müzikleri Kaan Tangöze'ye aittir.

Öncelikle söylemem gerek ki Duman her zamanki Duman. Sound ve tarz açısından hiçbir değişiklik, farklı deneme veya şaka yok. Standart Duman albümü stilinde bir albüm olmuş yani. Fakat önceki albümlerle kıyaslar isek albümün temposu daha düşük, düşük tempolu şarkıların sayısı eski albümlere bakıldığında oldukça fazla. Ki bu şarkılar çok tatlı olmuş, grunge olmasına rağmen türkü havasında şarkılar mevcut albümde. Bildiğiniz gibi son zamanlardaki gezi olayları adına yapılmış "Eyvallah" bu albümün 2. şarkısı olarak dinlemeye sunulmuş, beni oradan çok güzel yakalamış durumda. Ha birde final şarkısı olan Sınana Sınana isimli şarkı inanılmaz blues ögeleri içeriyor, çok hoş olmuş. Tekrar önceki albümler ile karşılaştırırsak bu albüm daha bir ilgi çekici hale gelmiş.

Inanıyorum ki albümde bulunan bir çok tatlı ve akılda kalıcı melodi Duman hayranlarını ve diğer insanları çok güzel bir biçimde yakalayacak.

Tracklist:
  1. "Seviyorsan İnanıyorsan"
  2. "Eyvallah"
  3. "Deli"
  4. "Yürek"
  5. "Köpekler"
  6. "Akıbet"
  7. "Saldır"
  8. "Kolay Değildir"
  9. "Gönül İster"
  10. "Gözleri Kanlı"
  11. "Öyle Dertli"
  12. "Melankoli"
  13. "Sınana Sınana"

4 Ekim 2013 Cuma

Gitar Metodlarına Göz Atalım - Bölüm 2: Bora Uslusoy Solo Gitar Metodu

Yazılmış sayılı iyi türkçe gitar metodlarından biri olan bu kitaptan bahsedelim birazda. Öncelikle yine yazardan bahsetmek istiyorum.

Bora Uslusoy, 1972 yılında İstanbul'da doğdu. Orta okul ve liseyi Özel Tarhan Koleji'nde okudu. 1990 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne girdi. Okulda tanıştığı Nev'in teşvikiyle gitar çalışmalarına ağırlık verdi. Kısa süre sonra öğrenci kahvelerinde gitar çalıp şarkı söylemeye başladı. 1993-1996 yıllarında ilk grubu Pandora ile Caravan, Hayal Kahvesi, Kemancı gibi klüplerde sahne aldı. Bu grupla MTV News'ta yer aldılar. 1995-1996 döneminde yayınlanan Hit Sound ve Soundmag dergilerinde editör olarak görev aldı ve 'gitar yazıları' yazdı.1996'da Musicians' Institute London, Guitar Institute of Technology (GIT)'ye girmeye hak kazandı. Dünya çapında bir üne sahip bu müzik okulunda solo ve ritm gitar, armoni, şarkı yazarlığı ve benzeri konularında çalışmalar yaptı. Evet bu sefer kopyala yapıştır yaptım, eğer kendi fikrimi söylemem gerekirse Türkiyede müzik yapan sevdiğim gitaristlerden ki bu konuda seçiciyimdir. Ve eğitmen olarak yaptığı çalışmalarda hoşuma gitmekte, ne kadar paylaşırsan o kadar güçlenirsin tahminimce oda bilgilerini olduğunca paylaşmaya çalışıyor.

Neyse efenim kitaba geçelim. Öncelikle bahsetmek istediğim kitabın önünde yazan elektrik, akustik ve klasik gitar için.. ibaresi. Bunu görüp direk geçmemek gerekiyor burda bahsedilen kitabın tek bir tarz üzerine yazılmamış olduğu buda demek oluyor ki eğer Rock / Metal gitarda ustalaşmak istiyorsanız sizin riff/lick haznenize inciler katabilecek bir kitap değil veya tekniğinizi kusursuzlaştırabilecek bir kitap değil, tabi ki bu benim şahsi fikrim. Fakat temeli yerleştirmek için tekniklerin mantıklarını anlayabilmek ve uygulayarak pekiştirmek için mükemmel bir kitap. Aşırı sade, anlaşılması çok kolay bir metod. Tekrar söylüyorum ama egzersizlerin eğitici olduğuna eminim test edilmiştir. İçeriğinden bahsetmek gerekirse. Sol sağ el koordinasyon sağlama çalışmalarıyla başlıyor kitap, alternate picking, hammer-on pull-off, kromatik egzersizler, temel diziler, dizileri oturtmak için kullanacağımız sequence ler, tremolo çalışmaları, pentatonik dizi uygulamaları, bending, sweep pickingde işimize yarayacak olan matris etüdü, parmak açma çalışmaları, modlar ve speed picking (  sweep picking veya shredding ile karıştırmayın hızlı penalama sadece bu. ) çalışmalarıyla devam ediyor. Üst seviye bir kitap değil kesinlikle temel gitar duruşlarını öğrenip biraz fikir sahibi olunduğunda gitar hakkında direk başlanılabilecek bir kitap bu.

Son olarak kitabın sonunda bir armoni bölümü var ki benim en beğendiğim tarafı kitabın, en çok işime yarayan yeri. Çok kolay ve tatlı bir biçimde dizilerin kurulma prensibiyle başlamış ve çoğu akor türünün nasıl kurulacağını anlatıp formüllerini vermiş Bora bey. Açıkçası armoniye giriş yaparken bir çok klasik armoni kitabında boğuluyordum algılamak çok zordu ki kafam karışmıştı çıkamıyordum işin içinden sonra kitabın arkasında ki bu kısmı keşfettim ve dizi akor prensiplerini bu kitaptan öğrendim o yüzden teşekkürler!

28 Eylül 2013 Cumartesi

Gitar Metodlarına Göz Atalım - Bölüm 1: Troy Stetina Heavy Metal Rhythm Guitar Vol 1


Küçük küçük herkese yararlı olabilecek gitar metodlarından bahsetmeye başlayacağım. Şuan incelediğim ve uyguladığım metod kitapları arasında en etkili olanları hep Troy Stetina'nın elinden çıkmış olanlar oldu. Zaten metal veya rock gitar öğrenmek isteyen herkesin 1-2 denemeden sonra aldığı kitap bu kitaptır. Oldukça zekice ve kafa karıştırmayan metodlar yavaş yavaş hepsinden bahsedeceğim. Bu arada Troy Stetinanın yazdığı metodlar birbirinden bağımsız değil, karışık çalışılabilmesine rağmen kitaplar arasında hiyerarşik bir durum var. İlk çalışmanız gereken kitap Heavy Metal Rhythm Guitar Vol 1 bu yüzden.

Kitapla ilgili konuşmadan önce yazardan bahsetmek istiyorum. Troy Stetina 1963 doğumlu  Amerikada yaşayan, rock/metal gitar üzerine çalışmış bir virtüöz. Second Soul, Dimension X, Exottica, Set the World on Fire gibi gruplarda çalmış ve solo çalışmaları var. Bu konuda pek şansı tutmamış olacak ki çok fazla bilinmiyor albümleri. Ününü yazdığı metodlar ve eğitmenliğiyle kazandı. Tabi ki küçümserseniz bu kelimelerden sonra tekniğini ve çalış stilini görünce kendinize kızarsınız.


 Kitaptan bahsetmek gerekirse, index kısmını tarattım koydum kenara. İsmindende anlayacağınız üzere kitap ilgili müzik türünde armoni kısmını nasıl oluşturacağınız hakkında fikirler verip, teknikleri öğretiyor. Power akorlar, bunların kullanımı, power slide, ritmik düşünme, palm muting, left hand muting, aksan katma, akor basarken vibratoyla yapılan havalı hareketler, bol bol diad ve triad bilgisi, arpej, bending, ritm çalarken süsleyebileceğimiz hammer on ve pull off fikirleri ve birkaç dizi üzerine alıştırmalar kitabımızın içeriğini oluşturuyor. Hepsi zorluk sırasına göre sıralanmış. Kitapta sağlam temelin üzerine tekniği oturtma mantığı var.



Tüm bu güzelliklerden yararlanmak için çok fazla olmasada gitar bilgisine sahip olmanız gerekiyor. Her bölümün başında güzel bir şekilde çalışılcak teknik anlatılıyor, güzel örnekler veriliyor olsada yeni başlamış bir gitarist adayının algılayabileceği gibi şeyler değil. Direk bu kitaba dalarsanız bahsettiğim temelin üzerine tekniği oturtma olayı başarılı olmaz ve hayal kırıklığı yaratır. Bir kaç ipucu vermem gerekirse, ingilizceniz yeterli değilse bile yazıları anlamaya çalışın. Çünkü o yazılarda tekniğin inceliklerinden bahsediliyor. Egzersiz yaparken metronom kullanın ve metodun yanında gelen Cd deki ses dosyalarını kesinlikle dinleyin, sizin çalışınızın o ses dosyalarındaki çalışa benzemesi hatta aynı olması gerekiyor. Mümkün olduğunca irdeleyerek ilerleyin, gerekiyorsa yarım saat tek bir egzersizi uygulayın fakat burda ki can alıcı nokta gerçekten ihtiyacınız olduğuna emin olmanız eğer kusursuz değil iyi çalıyor ve sıkılmaya başladıysanız geçin. Başarısız olursanız moral bozmayın sakın peşini bırakmayın. Kas hafızasını eğitmek zordur. Güzel yanını saatlerce çalışıp beceremediğiniz bir alıştırmayı ertesi gün daha rahat çalmaya veya öğrenmeye başladığınızda ortaya çıkacak.

27 Eylül 2013 Cuma

Songsterr Nasıl Bir Sitedir?


Songsterr.com oldukça işlevsel bir site müzisyenler için. Özellikle gitar çalan kişiler şarkıları öğrenmek için Guitar Pro nun ne kadar etkili bir yol olduğunu bilir. Ki ilk keşfettiğimde benide çok etkilemişti. Tablar ayrıntılı şekilde gösteren aynı zamanda ritmi gösteren bir program. Durdurup, yavaşlatıp ilerletip araya kendimiz notalar ekleyebiliyoduk. Sadece gitar için değil diğer enstruman tablarınıda bulabiliyorduk. Tabi bir problem vardı, Guitar Pro tablarının öyle heryerde kalitelisini bulmak pek zordu. Rate sistemi bozuk anlayacağınız. Geçmiş zaman kullanıyordum yazımda şu an vazgeçtim havalı olur diye düşünmüştüm sıkıcı oldu. Evet, rate sistemi bozuk Guitar Pro tablarını yayınlayan sitelerin. Bu sebeple şarkıyı iyice bilerek ve müzik bilgisine sahip olarak bütün tabı inceleyip en iyisini bulmak gerekiyordu çalışmamızım hatalı olmaması için. Songsterr da bu problem olabildiğince çözülmüş. Kaliteli tablar sitede kalıyor, hatalılar yok ediliyor. Böylece zaman kazanmış oluyoruz.

Yanda görüldüğü gibi sistem Guitar Pro ile aynı. Çalışmak istediğimiz enstrumanı seçip tabların dökümünü görebiliyoruz. İstediğimiz enstrumanı susturup onun yerine biz çalabiliyoruz. Ücretsiz bir şekilde aradığımız çoğu şarkının tabına ulaşma imkanımız var. İşin kötü yanı bu kadar güzel ücretsiz içeriğe ve hareket imkanına rağmen birde Songsterr Plus adı altında ücretli üyelik sistemi var. Sadece ayda 9.90 USD veren kişiler Tam Ekran Yapma, Metronom Değiştirme, Print, Zoom, Volüm Ayarı gibi özellikleri kullanabiliyor. Bir kaç ıvır zıvır daha getirisi var etraftaki reklamları kaldırma gibi.

Neyse efenim bizde büyütmeden çalarız ekranı. Sitenin bir güzel yanı daha var. Guitar Pro tablarında türkçe şarkıları bulmak çok büyük bir problem, problem demek az kalır yok etrafta hiç. Yazıp yazıp arkadaşlarıma elden vermişliğim vardır, paylaşmak cidden aklımın ucundan geçmemişti heralde herkes aynı kafada. Fakat Songsterr da birçok türkçe parçaya erişebiliyoruz, aktif türk paylaşımcılarda var yani. Tabi yine sayı kısıtlı, az duyulmuş parçaların tablarına denk gelmek çok büyük şans işi. Ayrıca bitirmeden sitenin Android ve iOS uyumlu uygulamalarıda var, dayanamadım satın aldım hiç pişman değilim. Arayüzü çok hoş, kullanımı çok rahat. Sokakta hiç bilmediğim bir parçayı öğrenip, çalıp hava atabiliyorum yani.

24 Eylül 2013 Salı

Pearl Jam Albüm Çıkmadan Incelemesi - Lightning Bolt


Pearl Jam yeni bir albüm yayınlamak üzere. Yaklaşık 20 gün kaldı. Bir Pearl Jam hayranı için oldukça heycanlandırıcı bir haber, uzun bir ara vermişlerdi, Eddie Vedder'ın solo konserleri ve Ukulele Songs adlı albümünün ardından dağıldıklarını bile düşünmüştüm. İyiki dağılmamışlar.

Albüm Monkeywrench Records/Republic Records da kaydedilmiş. Universal Music yayınlıyor. Şarkıları 2 yıl önce tamamlamışlar gerçi ama şimdi çıkarcaz demişler, heycan olmuş bizede güzel. Şarkılar yine aynı çizgide olacak gibi görünüyor ama biraz karanlık bir atmosfer kullandıkları söyleniyor. Merakla bekliyoruz yani

PearlJam.com adresine birde sayaç koymuşlar iyice heycanlı olsun diye arada bakıp alayımda dinleyeyim buraya yorumlarımı yapayım diyorum. Bu arada albümün Pre-Order şeklindeki ön satışları başlamış Amazon'da. Dayanamıyosanız preorder yapın aklınızdan çıksın !
 Şarkı listesinden bahsetmek gerekirse:

1. "Getaway"  
2. "Mind Your Manners"  

3. "My Father's Son"  

4. "Sirens"  

5. "Lightning Bolt"  
6. "Infallible"  
7. "Pendulum"  
8. "Swallowed Whole"  
9. "Let the Records Play"  
10. "Sleeping By Myself"  
11. "Yellow Moon"  
12. "Future Days"  



21 Eylül 2013 Cumartesi

Sağlıklı Ses için Vokal Ipuçları


Evet bu yazıda vokal yani ses tellerimiz için yararlı olabilecek birkaç ipucu vereceğim. Yazacaklarım kendi denemelerim ve araştırmalarım sonucu topladıklarım bir araya getirilmiş bilgi yumağıdır. Vokal tekniği, ses rengi çok önemli tabi ki ama sağlıklı ses tellerine sahip olmazsanız bunları maksimum düzeyde kullanabilmeniz pek mümkün değil. Ses tellerinin narin bir kas kütlesi olduğunu unutmayınız. Neyse başlayalım ipuçlarına.

1) Bol bol su için. Vücutta her zaman gerekli miktarda su bulundurmak, sürekli çok hızlı titreyen ses tellerinin zarar görmemesi ve maksimum performans alınması için oldukça önemli. Dengeyi sağlamak lazım. Aşırı kafein kullanımı ses telleri için pek hoş etkiler yaratmaz kurutur ve hareket kabiliyetini azaltır. Aynı zamanda alkol kullanımıda ses telleri için zararlıdır, bildiğiniz gibi alkol boğazdan geçerken yakar bundan ses telleride nasibini alır. İçinde su bulunduran meyve ve yiyecekler alternatif olabilir.
( Uygun miktarda alınan alkol ile boğazınızın temizlenmesini sağlayabilirsiniz, en iyi boğaz temizleyicilerden diyorlar! Ve kahve candır abartmamanız yeterli sağlıklı vokaller için. )

2) Sigara vokallerin büyük düşmanıdır. Bunu açıklamama lüzum yok sanırım. ( Kişisel Not: Sesimi geliştirmeye yönelik elimden geleni yapan biriyim ve sigara kullanıyorum. Zararlarını görüyorum nefes ve ses tellerimin esnekliği açısından. Eğer sizde benim gibiyseniz, diğer sağlık önlemlerine dikkat edin günlük egzersizlerinizi boşlamayın. Nefes açısından sporunuzu yapın, nefes çalışmaları yapın. Sigaranın zararını minimuma indirmek için. Fakat günlük sigara sayısını abartıyorsanız birkaç sene sonra sesinize güle güle demeniz gerekir. )

3) Ses tellerinizin dinlenmesine izin verin gün içinde. Eğer çok konuşan veya konuşmak zorunda kalan bir kişiyseniz. Gün içinde 15 dakikalık ses dinlendirmesi yapın, hiç konuşmayın.

4) Yüksek veya çok düşük notaları söylerken boğazınızı sıkmamaya çalışın tamamen rahat olmamanız durumda sakatlayabilirsiniz sesinizi.

5) Hastayken sesinizi yormamaya çalışın. Çalışmadan kendinizi kötü hissediyorsanız sadece küçük ısınma egzersizleri yapın.

6) Sabah kalktığınızda fırsat bulabiliyorsanız sesinizi ısıtacak egzersizler yapın. Dudaklarınızın, dillerinizin ve ses tellerinizin açılması için olan egzersizler. (Lip Trill, Tongue Trill diye arayabileceğiniz egzersizler. ) Ve sesinizi çok ittirmeden birkaç dizi söyleyerek ısıtın sesinizi.

7) Süt ve içinde süt bulunduran ürünleri tükettiğinizde ses tellerinizi bir tabaka kaplar bu şarkı söylemenizi güçleştirir, sizi mutsuz edebilir. Bu yüzden süt ürünlerini tükettikten sonra hemen şarkı söylemeyin, programınız varsa programdan önce süt ürünü tüketmeyin.

8) Yemeğin hemen ardından şarkı söylemeyin bu ses teli sağlığından çok şarkı söyleme kapasitenizi etkiler. Mide dolu olduğu için diyaframınızı yeterince kullanamazsınız. Durum böyle olunca yine kendinizi kötü hissetmenize ve güç gereken pasajları söyleyememenize sebep olur. Bu nedenle şarkı söylemeden önce çok fazla yemeyin çok açsanız açlığınızı bastırıp size enerji verecek atıştırmalar yapın.

9) Bir yerde rastladığım ses telleri için iyi gelen bir karışımı paylaşmak istiyorum. Söyleyeceğim şeyleri mikser ile karıştırıp bir parça ekmek ile tüketebilirsiniz.
    -5 havuç
    -2 kereviz sapı
    -2 elma
    -1 maydonoz demet
    -4 turp
    -4 sarımsak dişi
    -3 inç zencefil kökü

10) Ve son olarak sesinize sevginizi verin gözünüz gibi bakın üşütmeyin etmeyin özen gösterin ama abartmayın. Çok sıkıya gelmeyi sevmez ses sürekli atkıyla fularla gezmeyin sesime bişey olacak diye ses tellerinizde özgürlüğü sever. Sevdiğiniz şeyleri özgür bırakın !!! Şaka maka cidden abartmayın ters tepki alabilirsiniz.

Umarım işinize yaramıştır bu toplama bilgiler.
    
       

20 Eylül 2013 Cuma

Alice in Chains 2013 Albümü - The Devil Put Dinosaurs Here

 
Albüm çıkalı baya oluyor aslında fakat ben yeni denk geldim ve görüşlerimi sunmak istedim size. Geç olsun, güç olmasın değmi?

Albümümüzün adı The Devil Put Dinosaurs Here, şair diyor ki şeytan bıraktı dinazorları buraya. Albümün çıkış tarihi 28 Mayıs 2013. Ekim 2012 den Aralık 2012 ye kadar sürmüş çalışmaları, albüm Henson Recording Studio da kaydedilmiş, kayıt açısından incelersek albümü yine birçok enstrüman kullanılıp tatlı bir gürültü yaratmış grup, enstrumanlar olabildiğinde içiçe sokulmuş ayırt etmesi bazen zor olabiliyor.

Müzikleri yine bahsettiğim gibi gürültülü, şahsen akustik konserlerini daha çok seviyorum. Ama tarzlarından pek birşey kaybetmemişler, hep beraber söylüyorlar şarkıları yine. Müzikal açıdan tanıdığımız Alice in Chains olmalarına rağmen albümdeki bazı şarkıların melodileri bir süre sonra rahatsız etmeye başlıyor. İki tur dinledim henüz albümü gerçi ilerleyen zamanlarda fikrim değişebilir. Yinede efenim çok tatlı sololar koymuşlar.

Kapaktan bahsetmek gerekirse bir dinazor kafası kullanmışlar, aynı zamanda kırmızı fona steganografi yapılmış bir dinazor kafası daha saklanmış diğer tarafa bakan. Bence hoş olmuş sade ve ilginç.

Albümdeki şarkıların listesini vermek gerekirse:

Hollow ( 5:41 )
Pretty Done ( 4:35 )
Stone ( 4:22 )
Voices ( 5: 42 )
The Devil Put Dinosaurs Here ( 6:38 Jerry Cantrell, Sean Kenney, Mike Inez yazmış )
Lab Monkey ( 5:58 )
Low Ceiling ( 5:15 yine Jerry Cantrell, Sean Kenney, Mike Inez )
Breath on a Window ( 5:19 )
Scalpel ( 5:21 Jerry Cantrell, Sean Kenney, Mike Inez )
Phantom Limb ( 7:07 Jerry Cantrell, Sean Kenney, Mike Inez, William DuVall )
Hung on a Hook ( 5:34 )
Choke ( 5:44 Jerry Cantrell, Sean Kenney, Mike Inez )

Yani albümü 1 saat veya biraz daha uzun bir sürede dinleyebiliyorsunuz, iyi dinlemeceler !

17 Eylül 2013 Salı

Rocksmith Inceleme





Uzun zamandır adını ve şanını duyduğum oynamak istediğim bir oyundu Rocksmith, sonunda oynayabilme fırsatı buldum ve yorumlarımı sizinle paylaşmak istiyorum. Oynanışı gösteren bir video çekmek isterdim ama oyun videosu çekebilme özelliğim ne yazık ki yok, belki daha sonra biraz yardım ile video ekleyebilirim buraya.



Diğer sitelerden farklı olarak sistem gereksinimlerini hemen bu link ile verip yorumlamaya başlamak istiyorum. Linkin sizi göndereceği forumda offical gereksinimler yazmaktadır.

Evet yorum safhasına geçelim. Oyunu oynayabilmek için gerçek kanlı canlı, etli butlu bir gitara ihtiyacımız var. Evet kendi gitarımızı bağlıyoruz. Kesinlikle bu olay devrim niteliğinde. Ve oyun paketinden ayrı alacağınız Real Tone Cable adında içinde kendi pre-amp ı bulunan bir kablo almanız gerekiyor yaklaşık 100 lira değerinde bu kablo.Ve tabi ki oyuna sahip olmanız gerekiyor. En kestirme yol bu kablo ama kablo olmadanda bilgisayara bağlama yöntemleri mevcut. Eğer direk jack bağlamak isterseniz bir adet Line in dönüştürücüye ihtiyacınız var jack için ve internette bulabileceğiniz bir dosya ile yamalamanız lazım oyunu. Bunu müzik dükkanlarda ve bazı bilgisayarcılarda bulabilirsiniz. Ve iyi bir ses kartına ihtiyacınız var, ben m-audio fasttrack 2 ile test ettim biraz uğraştırsada başarılı sonuç aldım. Eğer evde kayıt ile uğraşmıyorsanız muhtemelen standart onboard bir ses kartına sahipsinizdir. Ve iyi bir ses kartınız yoksa karşımıza Latency ( gecikme ) problemi çıkıyor. Bunu Asio adı verilen ses yazılımı ile minimuma çekebilirsiniz ki yinede tadınızı kaçıracaktır bu durum. Bildiğiniz üzere kaliteli ses kartlarının fiyatı biraz yüksek bu yüzden en kestirme çözüm kabloyu edinmeniz ki kablo ve oyunun beraber satıldığı daha ucuz ve hoş paketler mevcut. Ha eğer playstation veya xbox için alacaksanız oyunu kablo şart sayın okuyucular.

Yorum safhasına henüz geçemediğimin farkındayım. Şimdi geçiyorum. 2 açıdan yorumlayacağım. Oyun olarak eğlendirme ve eğitsel açıdan. Gerçek gitar bağlamaya izin vererek kişinin kendini eğitme olanağı sağlıyor oyun, daha önce çıkan Guitar Hero tarzı benzer oyunlardan farklı olarak.

Oyun olarak gerçekten tatmin edici, rock müzik sever herkesin tad alabileceği bir oyun. Gayet hoş şarkılarla beraber geliyor oyun ve oyunu alarak internet sitesinden ücretsiz yeni şarkıları indirebilme imkanına sahip oluyoruz. Böylece sıkılmadan bol bol şarkı çalabiliyoruz. Oyuna girdiğimizde gitarı tanıyor ve akord etmemizi istiyor, karşımıza gelen tuner sayesinde rahatlıkla hallediyoruz bu bölümü ve şarkıları çalmaya başlıyoruz. Ayrıca girişte gitarı ve penayı nasıl tutacağımız, tellere nasıl vuracağımız hakkında bilgi veriliyor eğitimimiz hemen başlıyor yani. Her bölümde 2 şarkı 1 sahne gösterisi ve bir teknik eğitimi bölümü var. Teknikler Hammer-on, Pull-off, Slide, tek nota çalma, akor basma gibi bölümler halinde gayet etkili oyun parçaları halinde sunulmuş. Şarkılarda öğrendiğimiz teknikleri kullanıyoruz. Yeni bir şarkıya başladığımızda ilk seviyeden başlıyor ve şarkı ilerledikçe hata yapmama oranımıza bağlı olarak çalımı zorlaşıyor şarkının, teknikleri daha ileri seviye kullanmaya başlıyoruz. İlerliyoruz para kazanıyoruz alışveriş yapıyoruz falan devamında. Böylece eline daha önce gitar almamış biri birkaç gün belki hafta oynadıktan sonra oyunu kapatıp eline aldığında bir iki numara yapabilecek bir hale gelmiş olacak.

Eğitsel olarak oyunun artılarından kısaca bahsetmek gerekirse;
- Gitar anatomisine aşina oluyoruz
- El koordinasyonumuz artıyor
- Başlıca teknikleri öğreniyoruz
- Melodi, riff kütüphanemiz genişliyor

Eksilerden bahsetmek gerekirse;
- Her ne kadar eğitici olsada hala oyun
- Gerçek ve bilinçli yapılan bir egzersiz kadar eğitici değil, kıyaslanınca tamamen vakit kaybı
- Gitarist olmak isteyen biri ben bu oyunla çalışırım yeter derse zamanlama problemleri ortaya çıkar ve düzeltmesi pek zordur. ( Oyun notayı biraz önce veya biraz sonra basmamıza izin veriyor. )
- Bütün eksiler bir tane eksi oldu sanırım ama çok görünsün yapcak birşey yok.

Birde benim çok fena kafamı karıştırıyo ben akan çubuklara renkli ışıklara alışık değilim çalarken. Son sözümü söylüyorum ve gidiyorum. Başlı başına eğitim malzemesi değil fakat, bir oyun olarak çok etkili bir yöntem. Oyun olarak düşünüyorum sadece diyorsanız süper eğlenceli fakat gitar çalıcam gitarist olucam ben diyorsanız 1 saat oynayın sonra gidin gitarınıza çalışın metronomunuzla notanızla tabınızla arkadaş.

16 Eylül 2013 Pazartesi

Chordify - Akor Bulmalı Site



Gezinirken gördüğüm bir siteyi paylaşmak istedim. chordify.net bize akorlarını bulamadığımız şarkıları upload edip veya youtube linki vererek akorları bulmada ve şarkının zamanlamasını çıkarmada yardımcı oluyor. Yardımcı oluyor diyorum çünkü sanırım site geliştirme aşamasında. Tamamen çalışmıyor, bazen akorlar kusursuz bir halde çıkmıyor biraz oynamak gerekiyor, zamanlama ise çoğu zaman doğru çıkmıyor hep bir kayma oluyor. Tabi ki hepsine rağmen çok yararlı bir site enstruman çalıyorsanız. Biraz üstünde düşünerek oynayarak kafanızın karıştıran her şarkıyı çözebiliyorsunuz.




















Şarkıyı seçtikten sonra kısa bir upload ve işleme safhasından sonra karşımıza böyle bir sayfa geliyor. Kutucuklar şarkının zamanını gösteriyor ve hangi vuruşta hangi akorun girdiğini gösteriyor kutuların içinde. Eş zamanlı olarak şarkıyıda çalabiliyorsunuz site üzerinden kutucuklar şarkıyla beraber ilerliyor ve beraber çalma imkanı veriyor size. O kadar ki videosunu bile izleyebiliyoruz şarkının ! Site kusursuz hale büründüğünde mükemmel olacağına inanıyorum, şu haliyle bile çok güzel bir fikir ve kullanışlı. Size bir giriniz bakınız bir iki şarkı upload ediniz zihnimiz açılsın.

http://adf.ly/pccSH


Madison Square Garden Led Zeppelin North American Tour 1973


Evet bu yazımda en sevdiğim, beni en çok etkileyen gruplardan, hayatımın şarkılarından olan Stairway to Heaven ı yazmış olan Led Zeppelin'in en iyi performansını çıkarmış olduğuna inandığım '73 Madison Square konserinden bahsetmek istiyorum size.

Tur grubun House of Holy albümlerinin yayınlanmasından sonra başladı. 4 Mayıs 1973 ten 29 Ekim 1973 e kadar devam etti. Yaklaşık 56.800 kişiye konser verdiler ve konserler her açıdan patlama yaşattı. Tur boyunca 4 milyon dolar dan fazla para kazanıldı. Peki bunu hakettilermi gerçekten? Ne biçim bir soru sordum kendime tabi ki hakkettiler. Tamamen hazırlıklıydılar ve bu konserleri kutsallaştırmak için hareketlerini seçtiler. Jimmy Page şeytan ile yaptığı anlaşma ile kazandığı tekniğinin tüm inceliklerini gösterdi. Robert Plant söylerken şarkıları ve seyircileri hissetti. Tamamen mükemmel bir performans, sadece kayıtlarını görmüş olsam bile büyülendim, onları canlı dinleyebilme imkanım olsaydı eminim hayatımın zirvesi olurdu ve orda kalırdım oturur kalırdım beni bugün orda bulabilirdiniz.

Biraz tourlist lerinden bahsetmek gerekirse:

  1. "Rock and Roll"
  2. "Celebration Day"
  3. "Black Dog"
  4. "Over  the Hills and Far Away"
  5. "Misty Mountain Hop"
  6. "Since I've Been Loving You"
  7. "No Quarter"
  8. "The Song Remains the Same"
  9. "The Rain Song"
  10. "Dazed and Confused"
  11. "Stairway to Heaven"
  12. "Moby Dick"
  13. "Heartbreaker"
  14. "Whole Lotta Love"
Encore parçalar ise:

- The Ocean
- Communication Breakdown
- Thank You
- Dancing Days

Böyle bir listeleri vardı. Benim en en favorilerim Since I've Been Loving You ve Stairway to Heaven bide bide Moby Dick tabi ki.

Evet birazda şarkıları paylaşalım değilmi. Bu arada paylaşacağım videolar The Song Remains The Same adlı filmden. Film dediğimde belgesel tadında Madison Square Garden konserinin çekimi. Edinip izlemenizi tavsiye ederim çok tatlı diyaloglar var ve görüntü çok kaliteli. Blue-ray versiyonuda var. Neyse buyrunuz dinleyiniz.

                                                           Since I've Been Loving You

                                                                 Stairway to Heaven



12 Eylül 2013 Perşembe

Şarkı Yazmak - Bölüm 1: Giriş ve Şarkı Sözü


Şarkı yazmak kuralları çok az olan hatta hiç olmayan tamamen kişiye özgü, kişinin stiliyle alakalı bir eylem. Aynı zamanda diğer müzisyenlerin fikirleride çok önemli bu eylemi gerçekleştirebilmek ve tıkanılan yerleri aşabilmek için. Bu sebeple bende bazı kıyıda köşede kalmış kaynaklardan edindiğim bilgileri ve konu hakkındaki yorumlarımı ve bazı ipuçlarını sizinle paylaşmak istedim. Bu başlık bir yazı dizisi niteliğinde olacak, bölümleri mümkün olduğunca sade tutup kafa karışıklığı yaratmadan size en iyi biçimde yardımcı olmaya çalışacağım.


Öncelikle her açıdan etkili, müzikal ve edebi anlamda bir şarkı yazmak istiyorsak elde etmemiz gereken bazı şeyler var. Öncelikle tahmin edebileceğiniz gibi müzik teori bilgisi, kelime haznesi ve şarkıyı yazacağınız şey hakkında duygu birikimi. Evet en önemlisi hissetmek, şarkı birşey için yazılmalı, şarkıyı adayacak birşey olmalı bir kişi, bir eşya, bir fikir, bir savaş, bir aşk, bir ayrılık.

Evet bunlar tamamsa nereden başlayacağımız sorusu vardır ve " Önce söz yazılır sonra bestelenir ! Hayır önce melodi çıkar sonra söz yazılır ! " muhabbeti, gereksiz tartışması vardır. İkiside doğrudur ve yanlıştır. Yani iki yöntemde kullanışlıdır fakat sadece biri doğru veya önceliklikli yapılması gereken değildir. Başta bahsettiğim gibi şarkı yazmak kişinin stilidir. En rahat ettiğiniz yolu bulup yazınız bu deneyerek olur, şarkı yazmaya başlandığında genelde en başta pek birşey anlamazsınız çok düz bir iş yapıyor gibi olur, ne yaptığım hakkında fikrim yok kafası vardır. Olayı ilk taslağı çıkardığınızda anlarsınız şarkının içine girersiniz bir şekilde. Eğer melodiyi çıkarıp sözleri yazmak sizi bu duruma sizi daha hızlı sokuyor ise öyle yapın veya diğer yöntemi kullanın. Benim tercih ettiğim yöntem istisnalar var tabi ki, önce melodiyi çıkarmak. Kafamda sürekli bir melodi dönüyor çünkü sözleri oturtmam daha rahat ve keyifli oluyor. Fakat işin garip tarafı benim yöntemim bu olmasına rağmen ilk yazımızda şarkı sözleri hakkında konuşacağım, çünkü melodi kısmına girersek akor yürüyüşleri, melodi yazma, enstruman ekleme vs gibi uzun ve bölüm olması gereken yazılar ortaya çıkacak.

Söz yazmaya oturduk, şimdi yapmamızın bize yardımcı olacağı şeyleri maddeler halinde yazacağım.

- Öncelikle bir taslak metni hazırlamalıyız, dönüp dönüp düzeltmek için.

- Sözleri yazarken hecelemeye dikkat edilmeli en azından şiir yazar gibi birebir olmasa bile, melodiye sözleri oturturken bir düzenleme gerekecek size problem olmaması için birbirlerine yakın dizeler oluşturulmalı.

-  Cümleler kurarken sözcüklerin sırası önemlidir. " Seni seviyorum bebeğim. " derken ters çevirirsek ve " Bebeğim seviyorum seni " dersek daha etkili bir anlatım olur şarkı açısından ve genelde ballad veya düşük tempolu şarkılarda son kelime uzatılır bu sebeple son hecenin durumuna dikkat edilmelidir.

- Kullanılan kelimelerin yeterince güçlü olması gerekir. Tabi ki hepsinin değil ama destek kelimelerin yanında her dizede en az bir güçlü kelime olmalı. Bir Bülent Ortaçgil şarkısından örnek verebilirim sanırım adamın bütün kelimeleri güçlü!

" Kar gibi örttüm üstünü, içinde tüm çiçekler
  Birer birer titrediler
  Uykusuzluğundan belli, kafanda birikintiler
  Teker teker döküldüler
"

İlk dizede kullandığı bütün kelimeleri özenle seçmiş, ilk betimlemeyi yaparken daha güçsüz bir kelime seçilebilirdi ama o Kar diyerek dizeyi güçlendirmiş, aynı şeyler " Çiçekler, birikintiler " kelimelerindede geçerli. Şöyle bir durumda vardır ki kendi kendine güçlü bir kelime yoktur, şarkının durumuna sözlerin gidişine göre belli olur güçlü kelime bu sebeple ne yaptığınızın farkınızda olmanız çok önemlidir.

- Roman yazmıyorsunuz sözleri fazla uzatmayın dinlerken sıkılacağınız veya uzadıkça anlamını kaybedecek şeyler yazmayın. Çok uzun şarkıları işlemek zordur anlamını kaybetmeden işlemek profesyonellik gerektirir.

- İlham alın ama alıntı yapmayın diğer bir şarkının duygusunu kopyalamayın, kendiniz olun.



Sanırım dostlar söz yazımı hakkında söyleyebileceklerim bunlar. Tamamen sizin elinizde olan bir
durum bu şöyle yapın böyle yapın diyemem, yukarıda " Olun, yapın " dediklerim aklınızda olsun demek. Yazıyı bitirmeden bir kaç genel ipucu vermek istiyorum.

- Bence bir şarkı yazarken kullanacağınız enstruman mümkünse elektro gitar tarzı elektronik bir enstruman olmasın. Çok fazla sonik dalga yayıyorlar ve ses kanalize ediliyor. Bu durumda dikkat dağıtıp şarkının içine girmeyi önlüyor. Tabi ki bir metal şarkıya Riff yazıyorsanız elektrikli gitar kullanmanız gerekir veya tekno müzik yapıyorsanız. Ama ben bir metal şarkının bile akustik versiyonunu bulundururum kenarda.

- Eğer şarkı yazarken bir bölümde takıldıysanız işaretleyin ve devam edin diğer bölümleriyle uğraşın. Geri döndüğünüzde üstünde düşünün eğer işin içinden çıkamıyorsanız kendinize zaman tanıyın ara vermeyi bilin.

- Eğer ilham gelirse ve şarkıyı baştan yazmanız gerektiğine inanırsanız ve hissederseniz baştan başlayın. Bunu hissetmeden baştan başlamayın ilham gelerek başladığınız şarkınızı güzelleştirmek için uğraşın.

- Kendinizi geliştirmek için gitarınız farklı şekilde akord edip ( Drop B, Open E vs. ) gibi veya kapo kullanarak transpoze ederek şarkınızı kullanın veya yazın.

- Şarkınızı muhtemelen hiçbir zaman tamamen beğenmeyeceksiniz ama buna rağmen bir doygunluk hissi olacak bu hissi yakaladığınız zaman şarkınız tamamlanmıştır. Tamamlanmış bir şarkı tatlı eklemelere, makyajlara, süslemelere açıktır bir kenara atmayın.

Bu yazıyı burada sonlandırıyorum. Umarım fikir paylaşımım işinize yaramıştır. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere !                                                                         

10 Eylül 2013 Salı

Cross Harp Tekniğini Keşfedip Anlamaca



Bir süredir mızıka çalmak ile uğraşıyorum, hafif bir müzik bilgisiyle ele alındığında çalınması çok kolay olmasına rağmen dinlediğim blues, country sanatçıları gibi ses çıkarmak için gereken teknikler çok efor ve zaman harcayan, uğraştıran şeyler. Ben ilk başta C (Do Major) ve E (Mi Major) anahtarlarına sahip mızıkalara sahiptim. Direk tonlarında ve ilgili minör kuralını ( daha sonra bahsedeceğim ) kullanarak minör tonun içinde çalıyordum. Gitarla çok hoş duyuluyordu gerçi ama şu Blues Man dediğimiz dayıların çıkardığı sesi yakalayamıyordum ki araştırmalarım sonunda buldum ki o dayılar Cross Harp denen bu tekniği kullanıyorlarmış !













Cross Harp kullanırken bilmemiz gerekenlerden bahsedeceğim kısaca ve fazla teoriye girmeden. Öncelikle eşlik edeceğimiz şarkı ile mızıkamız aynı anahtarlarda değil bu sefer. 2. pozisyonundan çalmalıyız yani asıl tonun dominantının anahtarını kullanmalıyız.


Bu resimde daha ayrıntılı görebilirsiniz. Diyezleri ve bemolleri eklemeyi unutmayın yeri gelince. Eğer mızıkanızı böyle kullanırsanız pişman olmazsınız. Bendleriniz güçlüyse ve daha önce biraz çalışmışsanız çok tatlı blues harp çalmamak için hiçbir sebep yok.





Veya alternatif bir yöntem beşli çemberi kullanarak hangi anahtarı kullanacağınızı çıkarabilirsiniz. Mesela şarkınız D (Re) tonunda, kullanacağınız mızıka onun bir solundaki tondan yani G (Sol) olmalı. D>G G>C C>F ~ gibi.







Cross Harpin faydalarına gelirsek:

- Yaptığımız bendlerin daha kolay ve efektif olmasını sağlar.
- Blues Dizisini ( Gamını) kullanmamıza olanak tanır.
- Nefes verirken tonic akorları, nefes alırken dominant akorları çalmamıza olanak verir.

Ipuçları:
- Bu tekniğe 2. posizyondan çalmada deniyor.
- Ilk pozisyonda nefes verdiğin notalar, ikinci pozisyonda ise nefes çektiğin notalar daha sık kullanılıyor. Mesela C Harp sahibiysen ilk pozisyonda C tonuna eşlik ediyorsan 4. deliğe nefes vererek çaldığın nota, ikinci pozisyonda G tonuna eşlik ediyorsan ise 2. delikte nefes çekerek elde ettiğin nota kök ses.
- ÖNEMLİ: Blues Man gibi çalmak için blues gamı kullanmanız gerektiğini varsayarak yazdım. Blues Scale ( G - Bb - C - Db - D - F - G ) Yani mızıkayı düşünürsek tersten veriyorum örneği 6ver, 5çek, 4çek, 4tambendçek, 3yarımbendçek, 2çek


Uzun lafın kısası müziğinize çeşit katmak için gayet güzel bir yöntem standart mızıkadan farklı ve tatlı. Çok bilinen bir teknik olmasına rağmen ben geç keşfetmiş olduğum için sizinde geç keşfedebilme ihtimalinize karşı yazıyorum bu yazıyı.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.